Airflow Diş Temizliği (GBT – Guided Biofilm Therapy)
İsviçre üretimi EMS cihazı ve sekiz adımlı GBT protokolü ile profesyonel ağız bakımı. Biyofilm önce görünür kılınır, sonra dişe temas etmeden temizlenir.
Tıbbi olarak incelenmiştir. Son güncelleme: 28 Temmuz 2026.Airflow diş temizliği nedir?
Airflow diş temizliği, diş yüzeyindeki bakteri tabakasının (biyofilm), pigment lekelerinin ve erken evre birikimlerin; ısıtılmış su, basınçlı hava ve çok ince taneli eritritol tozunun birlikte püskürtülmesiyle uzaklaştırıldığı profesyonel bir ağız bakımı yöntemidir. Klasik uygulamadaki fırça ve polisaj patı ile parlatma aşamasının yerini, dişe temas etmeden çalışan kontrollü bir akış tekniği alır. Kullanılan toz 14 mikron boyutundadır; mine, dentin ve kök yüzeyi üzerinde aşındırıcı etkisi düşüktür. Doredent'te bu uygulamayı İsviçre üretimi EMS cihazı ve üreticinin sekiz adımlı GBT (Guided Biofilm Therapy) protokolü ile yapıyoruz.
GBT'nin temel mantığı şudur: görünmeyen kirlilik tam olarak temizlenemez. Diş yüzeyindeki biyofilm çıplak gözle fark edilmez; bu nedenle temizliğe başlamadan önce özel bir boya ile tabaka görünür hale getirilir ve işlem, boya kalmayana kadar bu bölgeler üzerinde sürdürülür. Uygulama en sık diş taşı ve plak birikimi şikayetinde gündeme gelir; ancak diş eti kanaması, ağız kokusu, diş eti iltihabı ve periodontitis takibindeki hastalarda da düzenli biyofilm kontrolünün en etkili yollarından biridir.
Uygulama, ağız içi muayene ve diş eti cep ölçümü ile başlar; ölçüm yapılmadan temizliğe geçilmez. Boyama sonrası Airflow ucu ile diş üstü ve diş eti altı dört milimetreye kadar biyofilm ile çay, kahve ve sigara kaynaklı yüzey lekeleri temizlenir; dil ve damak yüzeyleri de aynı aşamada arındırılır. Dört milimetreden derin diş eti cepleri ve implant çevresi bölgeler için ince ve esnek özel bir nozül (Perioflow) kullanılır, bu aşamada genellikle anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Geriye sertleşmiş diş taşı kaldıysa ince tasarımlı ultrasonik uçla alınır. Airflow sonrası yüzey zaten pürüzsüz olduğu için ayrıca parlatma yapılmaz; işlem florürlü koruyucu uygulama ile tamamlanır ve ortalama 30-60 dakika sürer.
Airflow, diş taşı temizliğinin yerini alan değil, onu kapsayan ve genişleten bir yaklaşımdır: klasik yöntem sertleşmiş birikime odaklanırken, GBT protokolü biyofilmi kaynağında ve diş eti altında da hedefler. Bu nedenle implant kullanan, diş teli veya şeffaf plak tedavisi gören, diş eti hastalığı geçmişi bulunan ve hassasiyeti nedeniyle klasik temizlikten çekinen hastalarda özellikle tercih edilir. Yüzeyler tamamen temizlendiğinde başlangıç çürükleri, dolgu kenarları ve beyaz nokta lezyonları çok daha doğru değerlendirilebildiği için diş beyazlatma, dolgu ve protez uygulamaları öncesinde de hazırlık adımı olarak kullanılır. Tekrar sıklığı hastanın çürük ve diş eti riskine göre belirlenir; sağlıklı diş etinde 6-12 ay, diş eti sorunu olan hastalarda daha kısa aralıklar önerilir.
Kullanım Alanları
Airflow, tek bir yüzeye değil ağız içindeki hemen her sert ve yumuşak dokuya uygulanabilen bir yöntemdir. Toz taneciğinin inceliği ve ucun dişe temas etmemesi sayesinde, klasik fırça ve polisaj patının risk oluşturduğu yüzeylerde de güvenle çalışılabilir. Aşağıda uygulamanın en sık kullanıldığı alanları bulabilirsiniz.
🦷 Doğal Dişler ve Süt Dişleri
Mine, dentin ve kök yüzeyi (sementum) üzerinde uygulanabilir. Diş eti çekilmesi nedeniyle açığa çıkmış kök yüzeyleri, klasik polisaj patına göre belirgin şekilde daha az aşındırıcı bir yüzeyle temizlenir. Süt dişlerinde cihaz düşük ayarda çalıştırılır; bu nedenle çocuk diş hekimliği uygulamalarında da tercih edilir.
- Süt dişleri ve kalıcı dişlerde uygulanabilir.
- Açığa çıkmış kök yüzeylerinde aşındırıcı etkisi düşüktür.
- Pit ve fissür bölgelerindeki birikim temizlenir.
- Çocuklarda ve hassas hastalarda ayar düşürülerek çalışılır.
🔩 İmplantlar ve Çevresindeki Dokular
İmplant yüzeyi, metal el aletleri ve klasik uçlarla temizlenirken çizilme riski taşır. Airflow implant yüzeyinde değişiklik bırakmadan çalışır; dört milimetreden derin peri-implant ceplerde ise ince ve esnek nozül kullanılır. Peri-implantitis, implant kaybının en yaygın nedenlerinden biridir ve önlenmesinin en etkili yolu düzenli biyofilm kontrolüdür.
- İmplant yüzeyinde ve boynunda güvenle uygulanır.
- Peri-implant sulkus ve derin cepler temizlenebilir.
- Mukozit ve peri-implantitis takibinde düzenli olarak kullanılır.
- Kontrol aralığı implant çevresi dokunun durumuna göre belirlenir.
👑 Kaplamalar, Dolgular ve Protezler
Zirkonyum ve lamine kaplamalar, kompozit dolgular, köprüler ve hareketli protezler üzerinde uygulanabilir. Restorasyon kenarları plak birikiminin en yoğun olduğu bölgelerdir ve bu bölgelerin temiz tutulması restorasyonun ömrünü doğrudan etkiler.
- Kaplama ve lamine yüzeylerinde parlaklık kaybı oluşturmaz.
- Dolgu ve restorasyon kenarlarındaki birikim temizlenir.
- Sabit köprüler ve hareketli protezlerde uygulanabilir.
- Restorasyon kenarındaki lekelenme giderilir.
🔧 Ortodontik Tedavi Gören Hastalar
Diş teli kullanan hastalarda braket ve tel çevresi, fırçanın en zor ulaştığı bölgedir; bu alanlarda beyaz nokta lezyonu ve diş eti iltihabı riski belirgin şekilde artar. Airflow braketlerin çevresine, tel altına ve şeffaf plak attachmentlarının etrafına ulaşabilir. Retainer teli bulunan hastalarda telin arka yüzeyindeki birikim de aynı şekilde temizlenir.
- Braket ve tel çevresindeki biyofilm temizlenir.
- Şeffaf plak attachmentlarının etrafında güvenle uygulanır.
- Retainer teli arkasındaki birikime ulaşılır.
- Beyaz nokta lezyonu riskini azaltmaya yardımcı olur.
👅 Diş Eti, Dil ve Damak
Biyofilm yalnızca diş yüzeyinde birikmez; dil sırtı ve damak da önemli bir bakteri rezervuarıdır ve ağız kokusunun sık görülen kaynaklarındandır. Airflow bu yumuşak dokularda da uygulanabilir. Diş eti altında dört milimetreye kadar, derin ceplerde ise özel nozülle dokuz milimetreye kadar çalışılabilir.
- Dil sırtı ve damak yüzeyi temizlenebilir.
- Diş eti altı bölgelerde uygulanabilir.
- Diş eti iltihabı ve periodontitis takibinde kullanılır.
- Yumuşak doku üzerinde ağrı ve hassasiyet oluşturmaz.
✨ Diğer Tedaviler Öncesi Hazırlık
Biyofilm ve leke kaldırıldığında diş yüzeyi hem gözle hem de uygulanacak materyal açısından temiz bir zemine dönüşür. Bu nedenle Airflow, birçok tedavinin ilk adımı olarak planlanır.
- Çürük teşhisi öncesi: temiz ve kuru yüzeyde başlangıç lezyonları daha net görülür.
- Diş beyazlatma öncesi: yüzey lekeleri kalkınca renk açılması daha eşit olur.
- Dolgu, kaplama ve protez öncesi: yapıştırma yüzeyi hazırlanır.
- Florür uygulaması öncesi: mine yüzeyi florürü daha iyi alır.
Tedavi Süreci
Diğer Temizlik Yöntemlerinden Farkı
Airflow, ağız bakımında kullanılan diğer yöntemlerin yerine geçen bir alternatif değil, çoğu zaman onlarla birlikte planlanan bir aşamadır. Hangi yöntemin gerekli olduğu; biyofilm miktarına, sertleşmiş diş taşı varlığına, diş eti cep derinliğine ve hastanın risk düzeyine göre belirlenir. Aşağıda en sık karıştırılan yöntemlerle arasındaki farkı bulabilirsiniz.
Klasik Diş Taşı Temizliği (Detertraj) ile Farkı
Diş taşı temizliği ultrasonik titreşimle sertleşmiş birikimi parçalamayı hedefler; ardından fırça ve polisaj patı ile yüzey parlatılır. Airflow ise hedefini sertleşmiş taşa değil, henüz sertleşmemiş bakteri tabakasına ve pigment lekelerine yöneltir; ayrıca diş eti altına, dile ve damağa da ulaşır.
İkisi birbirinin rakibi değildir: GBT protokolünde önce Airflow ile biyofilm ve leke kaldırılır, geriye kalan sert diş taşı varsa ultrasonik uçla temizlenir. Biyofilm önce alındığı için diş taşı çok daha net görünür ve ultrasonik aşama kısalır. Sertleşmiş taş birikimi yoğun olan hastalarda her iki yöntem de aynı seansta kullanılır.
- Klasik yöntem sertleşmiş diş taşına, Airflow biyofilme odaklanır.
- Airflow diş eti altına, dile ve damağa da uygulanır.
- Sert diş taşı varsa ultrasonik temizlik yine gereklidir.
- Airflow sonrası ayrıca fırça ve polisaj patı ile parlatma yapılmaz.
Fırça ve Polisaj Patı ile Parlatmadan Farkı
Klasik temizliğin son aşamasında kullanılan polisaj patları aşındırıcı taneler içerir ve lastik fırça ile diş yüzeyine sürtülerek uygulanır. Airflow'da kullanılan eritritol tozu 14 mikrondur ve uç diş yüzeyine temas etmez; bu nedenle işlem sonunda ayrıca parlatmaya gerek kalmaz.
- Uç diş yüzeyine değmez, sürtünme oluşmaz.
- Kullanılan tozun tanecik boyutu polisaj patlarına göre çok daha küçüktür.
- Açığa çıkmış kök yüzeylerinde ve restorasyon üzerinde daha güvenlidir.
- Ek parlatma aşaması olmadığı için işlem süresi kısalır.
Küretaj (Derin Temizlik) ile Farkı
Küretaj, ilerlemiş diş eti hastalığında diş eti cebinin içindeki iltihaplı dokunun ve kök yüzeyindeki sertleşmiş birikimin temizlenmesi işlemidir; genellikle lokal anestezi altında ve birden fazla seansta yapılır. Airflow ise cebin içindeki biyofilmi temizler, kök yüzeyindeki sertleşmiş taşı kaldırmaz.
Bu nedenle ileri periodontitis vakalarında Airflow küretajın yerine geçmez. Buna karşılık küretaj tamamlandıktan sonraki idame döneminde, ceplerin yeniden bakteri ile dolmasını engellemek için düzenli olarak kullanılır.
- Küretaj sertleşmiş kök yüzeyi birikimini hedefler, Airflow biyofilmi.
- Küretaj genellikle anestezi gerektirir, Airflow çoğu vakada gerektirmez.
- İlerlemiş diş eti hastalığında Airflow tek başına yeterli değildir.
- Periodontal tedavi sonrası idame bakımında sıklıkla tercih edilir.
Diş Beyazlatma ile Farkı
Airflow bir beyazlatma işlemi değildir. Çay, kahve, sigara ve benzeri kaynaklardan gelen yüzey lekelerini kaldırdığı için dişler işlem sonrası daha açık ve parlak görünür; ancak bu, dişin doğal renginin ortaya çıkmasıdır, tonunun açılması değil. Diş beyazlatma ise dişin kendi rengini kimyasal olarak açar. Daha beyaz bir gülüş hedefleniyorsa doğru sıralama önce temizlik, sonra beyazlatmadır.
Evde Ağız Bakımının Yerine Geçmez
Klinikte yapılan hiçbir uygulama günlük bakımın yerini tutmaz. Biyofilm temizlendikten sonraki saatler içinde yeniden oluşmaya başlar; kalıcı sonuç, düzenli fırçalama ve diş arası temizliğiyle sağlanır. GBT protokolünde boyama aşamasının hastaya gösterilmesinin nedeni de budur: evde hangi bölgelerin ihmal edildiğini somut olarak ortaya koyar.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Airflow, minimal invaziv ve komplikasyon oranı düşük bir uygulamadır; çoğu hastada ek bir önlem gerektirmez. Yine de basınçlı hava ve toz kullanılan her diş hekimliği uygulamasında olduğu gibi bazı durumların önceden değerlendirilmesi gerekir. Aşağıdaki başlıklar, işlem öncesinde hekiminizle paylaşmanız gerekenleri ve normal kabul edilen geçici etkileri açıklar.
İşlem Sırasında ve Sonrasında Normal Kabul Edilenler
Uygulama sırasında hafif bir püskürtme sesi, su akışı ve tozun hafif tuzumsu tadı hissedilir. İşlem sonrası ilk saatlerde diş etlerinde geçici hassasiyet veya minimal kanama görülebilir; bu, iltihaplı diş etinin iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır ve birkaç gün içinde geriler.
- Tozun hafif tuzumsu tadı işlem boyunca hissedilebilir.
- Yoğun birikim temizlenen hastalarda geçici sıcak-soğuk hassasiyeti olabilir.
- Boyama aşamasından kalan renk, dudak ve dil üzerinde kısa süre kalabilir.
- Diş taşı da temizlendiyse dişler arasında boşluk hissi oluşabilir; bu, var olan birikimin kalkmasındandır.
İşlem Öncesi Hekiminize Mutlaka Bildirin
Kullanılan toz, boya ve gargara içerikleri nedeniyle bazı alerji ve hassasiyetlerin önceden bilinmesi gerekir. Ayrıca sistemik hastalıklar ve düzenli kullanılan ilaçlar, uygulamanın planlanmasını doğrudan etkiler.
- İyot, klorheksidin (CHX) veya setilpiridinyum klorür (CPC) hassasiyeti.
- Nane, kiraz, limon gibi aroma maddelerine karşı bilinen alerjiler.
- Eritritol ve ksilitol gibi şeker alkollerine karşı hassasiyet.
- Kan sulandırıcı (antikoagülan) ilaç kullanımı.
- Kemik erimesini önleyici tedavi (bifosfonat, denosumab) görülmesi.
- Diyabet, kalp rahatsızlığı gibi tıbbi risk oluşturan durumlar.
- Gebelik ve emzirme dönemi.
- Solunum yolu hastalıkları ve bulaşıcı enfeksiyonlar.
Bu durumların hiçbiri tek başına kesin engel anlamına gelmez; uygulamanın kapsamı ve ayarları hekim tarafından kişiye göre belirlenir, gerektiğinde takip eden doktordan onay istenir.
Derin Cep Uygulamasının Ertelendiği Durumlar
Dört milimetreden derin ceplerde kullanılan ince nozül, yumuşak dokunun uygun olmadığı bazı durumlarda uygulanmaz. Bu hallerde diş üstü temizlik yapılır, derin cep aşaması dokular iyileştikten sonra planlanır.
- Bölgede apse veya aktif iltihap bulunması.
- Sondalama sırasında aşırı kanama ve akıntı (süpürasyon) olması.
- Diş eti çevresinde keratinize doku yetersizliği.
- Yakın zamanda diş çekilmiş veya henüz iyileşmemiş bir bölgenin komşuluğu.
- Dikey kök kırığı şüphesi.
- Anatomik olarak alçak sinüs tabanı bulunması.
Amfizem Riski
Subkutan amfizem, basınçlı havanın doku aralıklarına kaçması sonucu ortaya çıkan, nadir görülen ancak basınçlı hava kullanılan tüm diş hekimliği uygulamaları için tanımlanmış bir komplikasyondur. Riski en aza indirmek için nozül cep içine itilmez, her bölgede sınırlı süre çalışılır ve yumuşak doku bütünlüğü bozuk bölgelerde uygulama yapılmaz. İşlem sırasında veya sonrasında yüz, boyun ya da göz çevresinde ani şişlik, gerginlik veya elle bastırıldığında çıtırtı hissi fark ederseniz kliniğe hemen haber verin.
Kalp Pili ve İmplante Edilebilir Cihazlar
Kalp pili, defibrilatör, insülin pompası ve işitme cihazı gibi aktif implante edilebilir tıbbi cihazlar, işlemin ultrasonik diş taşı temizliği aşamasını ilgilendirir. Bu hastalarda uygulama yapılabilir; ancak ağız ile cihaz arasında güvenli bir mesafe korunur ve gerekli görülürse hastanın kendi doktorundan onay alınır. İnsülin pompası ve işitme cihazı gibi çıkarılabilir cihazların işlem süresince kapatılması veya çıkarılması önerilir.
Ne Zaman Kliniğe Başvurmalısınız?
- Diş eti kanaması birkaç gün içinde gerilemiyor veya artıyorsa.
- Hassasiyet bir haftadan uzun sürüyor ya da şiddetleniyorsa.
- Yüz veya boyun bölgesinde şişlik, ağrı ya da ateş gelişirse.
- İşlem sonrası ağızda iyileşmeyen bir yara fark ederseniz.
Hangi Durumlarda Uygulanır?
Airflow, belirli bir şikayeti olan hastalara özel bir tedavi değil; ağız sağlığını korumaya yönelik rutin bir uygulamadır. Yine de bazı hasta gruplarında ve şikayetlerde belirgin şekilde daha fazla fayda sağlar. Aşağıda uygulamanın en sık tercih edildiği durumları bulabilirsiniz.
🩸 Diş Eti Kanaması ve İltihabı
Fırçalarken veya diş ipi kullanırken kanama, diş eti iltihabının en yaygın belirtisidir. İltihabın kaynağı diş eti kenarında ve altında biriken bakteri tabakasıdır. Airflow bu tabakayı hem diş üstünde hem de diş eti altında dört milimetreye kadar temizler; gingivitis vakalarında birikim uzaklaştırıldığında iltihap genellikle birkaç hafta içinde geriler.
- Kanama, iltihabın habercisidir; ihmal edilirse kemik kaybına ilerleyebilir.
- Diş eti altındaki biyofilme klasik fırça ve macunla ulaşılamaz.
- Uygulama sırasında iltihaplı diş etinde ağrı hissi genellikle oluşmaz.
- Kalıcı sonuç için evde düzenli bakımın sürdürülmesi gerekir.
🦠 Periodontal Tedavi Görmüş Hastalar (İdame Bakımı)
Periodontitis tedavisi tamamlandıktan sonraki dönem, hastalığın tekrarlamaması açısından tedavinin kendisi kadar önemlidir. Derin ceplerde kalan bakteri kolonileri kısa sürede yeniden çoğalır. Airflow, dört milimetreden derin ceplerde ince nozülle çalışabildiği için bu idame döneminin temel araçlarındandır.
- Cep içindeki biyofilm anestezi gerektirmeden temizlenebilir.
- Kök yüzeyinde değişiklik veya aşınma bırakmaz.
- Küretaj sonrası idame protokolünün parçası olarak planlanır.
- Kontrol aralığı cep derinliğine ve kanama bulgusuna göre belirlenir.
💨 Ağız Kokusu Şikayeti
Kronik ağız kokusunun en yaygın kaynağı ağız içi bakteri aktivitesidir; dil sırtı bu tablonun sıklıkla gözden kaçan parçasıdır. Airflow diş yüzeylerinin yanı sıra dil ve damağı da temizleyebildiği için, koku kaynağının ağız içi olduğu vakalarda belirgin bir fark yaratır.
- Dil sırtındaki bakteri tabakası da uygulamaya dahildir.
- Diş eti ceplerindeki bakteri yükü azaltılır.
- Fark çoğu hastada işlemden hemen sonra hissedilir.
- Koku sürüyorsa çürük, protez uyumu veya sistemik nedenler araştırılır.
😖 Hassasiyeti Nedeniyle Temizlikten Çekinen Hastalar
Diş temizliğini erteleyen hastaların önemli bir bölümü, geçmiş deneyimlerindeki kazıma hissi ve titreşim nedeniyle bunu yapar. Airflow'da uç dişe temas etmez ve su ısıtılarak verilir; bu iki özellik hassas hastalarda konforu belirgin şekilde artırır. Ayrıca cihaz ayarları hassasiyet düzeyine göre düşürülebilir.
- Kazıma ve sürtünme hissi büyük ölçüde ortadan kalkar.
- Su ısıtılarak verildiği için soğuk şoku oluşmaz.
- Diş eti çekilmesi olan bölgelerde daha rahat çalışılır.
- Ayarlar hastaya göre kademeli olarak azaltılabilir.
☕ Çay, Kahve ve Sigara Lekesi Olan Hastalar
Yüzeysel renklenmeler dişin kendi renginden değil, mine üzerine yerleşen pigmentlerden kaynaklanır. Airflow bu pigmentleri, diş arası ve diş eti kenarı gibi fırçanın zor ulaştığı bölgelerde de kaldırır. Sonuç bir beyazlatma değil, dişin doğal renginin ortaya çıkmasıdır.
- Diş arası ve diş eti kenarındaki lekeler temizlenir.
- Restorasyon ve kaplama kenarlarındaki renklenme giderilir.
- Sigara kullananlarda birikim daha hızlı olduğu için aralık kısalabilir.
- Beyazlatma planlanıyorsa öncesinde uygulanması sonucu iyileştirir.
🧒 Çocuklar ve Genç Hastalar
Süt dişlerinde ve yeni sürmüş kalıcı dişlerde uygulama düşük ayarda yapılır. Kazıma hissinin olmaması, çocuk hastalarda diş hekimi korkusunun oluşmaması açısından da önemlidir. Çocuk diş hekimliği bölümümüzde uygulama çocuğun yaşına ve uyumuna göre planlanır.
- Süt dişlerinde düşük ayarla güvenle uygulanır.
- Pit ve fissür bölgelerindeki birikim temizlenir.
- Fissür örtücü ve florür uygulaması öncesi yüzey hazırlığı sağlar.
- Florürlü koruyucu köpük 7 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaz.
Ne Sıklıkla Uygulanmalıdır?
Uygulama aralığı herkes için sabit değildir; çürük riski, diş eti durumu ve varsa implant çevresi bulgulara göre kişiye özel belirlenir. Genel çerçeve şöyledir:
- Diş eti sağlıklıysa: 6-12 ayda bir.
- Diş eti iltihabı varsa: 6 ayda bir.
- Periodontitis öyküsü varsa: 1-3 ayda bir.
- İmplant çevresi sağlıklıysa: 6 ayda bir.
- İmplant çevresinde iltihap (mukozit) varsa: 3-6 ayda bir.
- Peri-implantitis varsa: aylık kontrol aralığı planlanabilir.
Aralık kalıcı bir karar değildir. Diş eti sağlığı düzeldikçe süre uzatılır; risk arttığında yeniden kısaltılır.
Tedavi Sonrası
Airflow, iyileşme dönemi gerektirmeyen ve genellikle tek seansta tamamlanan bir uygulamadır. Anestezi kullanılmadığı için hasta işlemden hemen sonra günlük yaşamına döner. Yine de sonucun kalıcı olması ve ilk günlerde beklenmedik bir durumla karşılaşmamanız için bilinmesi gereken birkaç nokta vardır.
İşlem Sonrası İlk Saatler
- Hemen yemek yiyebilirsiniz: Bekleme süresi yoktur. Anestezi uygulanmadığı için dudak veya dil uyuşukluğu da olmaz.
- Koruyucu köpük uygulandıysa: Florürlü köpüğün etkisini tamamlaması için işlemden sonraki yaklaşık 30 dakika boyunca yeme ve içmeden kaçınılması önerilir.
- Renkli gıdalara ara verin: İlk saatlerde diş yüzeyi, tükürüğün oluşturduğu koruyucu tabaka yeniden şekillenene kadar pigmentlere daha açıktır. Çay, kahve, kırmızı şarap, konsantre meyve suyu ve sigaradan bu süre boyunca uzak durmak sonucun daha uzun korunmasını sağlar.
- Geçici hassasiyet: Uzun süredir temizlik yaptırmamış hastalarda sıcak-soğuk hassasiyeti hissedilebilir. Birikimin altında kalan yüzey açığa çıktığında oluşan bu his birkaç gün içinde kendiliğinden geçer.
- Boya kalıntısı: Biyofilmi görünür kılan boyadan dudak, dil veya diş eti üzerinde hafif bir renk kalabilir; kısa sürede kendiliğinden kaybolur.
İlk Hafta: Diş Eti İyileşmesi
- Kanama azalır: İşlem öncesi fırçalarken kanayan diş etleri, birikim kalktıktan sonra genellikle 1-2 hafta içinde belirgin şekilde kanamayı bırakır.
- Diş eti rengi normale döner: İltihaplı dönemde kızarık ve şiş olan doku, pembe ve sıkı yapısına kavuşmaya başlar.
- Fırçalamayı aksatmayın: Hassasiyet veya hafif kanama nedeniyle fırçalamaktan kaçınmak iyileşmeyi geciktirir. Yumuşak kıllı fırça ile nazik fırçalamaya devam edilmelidir.
- Diş arası temizliğine başlayın: Diş ipi veya arayüz fırçası, biyofilmin en hızlı yeniden oluştuğu bölgeleri hedefler. Uygulama sırasında size gösterilen sorunlu bölgelere özellikle dikkat edin.
Sonucu Korumak İçin Günlük Bakım
Biyofilm, temizlikten sonraki saatler içinde yeniden oluşmaya başlar. Klinikte yapılan uygulama bu döngüyü sıfırlar; döngünün ne kadar yavaş ilerleyeceğini ise evdeki bakım belirler.
- Günde iki kez, ikişer dakika fırçalama: Yumuşak kıllı fırça ve florlu diş macunu ile. Sert fırça veya bastırarak fırçalama diş eti çekilmesine yol açar.
- Her gün diş arası temizliği: Diş fırçası, diş yüzeylerinin yaklaşık üçte birine ulaşamaz. Diş ipi veya arayüz fırçası bu boşluğu kapatır.
- Arayüz fırçası seçimi: Diş aralarınıza uygun kalınlık uygulama sırasında birlikte belirlenir; yanlış ölçü hem etkisiz kalır hem diş etini zorlar.
- Ortodontik apareyleriniz varsa: Diş teli kullananlarda braket çevresi, şeffaf plak kullananlarda ise plak takılmadan önceki fırçalama kritik önemdedir.
- İmplantınız varsa: İmplant çevresi, doğal dişten farklı olarak iltihaba karşı daha savunmasızdır; bu bölgelerin günlük temizliği aksatılmamalıdır.
- Sigara: Hem birikimi hızlandırır hem diş eti kanamasını maskeleyerek sorunun fark edilmesini geciktirir.
Kontrol Randevusu
Bir sonraki randevunuz, işlem sırasında yapılan diş eti ve çürük risk değerlendirmesine göre planlanır. Sağlıklı diş etinde bu aralık 6-12 aya kadar uzayabilirken, periodontitis öyküsü veya implant çevresi iltihabı olan hastalarda çok daha kısa tutulur. Aralık sabit bir kural değildir; diş eti sağlığınız düzeldikçe süre uzatılır.
Beklenmeyen Bir Durumda
Aşağıdaki durumlarda kliniğimizle iletişime geçin:
- Diş eti kanaması birkaç gün içinde gerilemiyor veya artıyorsa.
- Hassasiyet bir haftadan uzun sürüyor ya da şiddetleniyorsa.
- Yüz, boyun veya göz çevresinde şişlik, gerginlik ya da ateş gelişirse.
- Ağızda iyileşmeyen bir yara veya beklenmedik bir renk değişikliği fark ederseniz.
Tedavi Fiyatları
Airflow Diş Temizliği Fiyatlandırması Hakkında
Doredent olarak fiyat şeffaflığına önem veriyoruz. Web sitemizde tedavi fiyatlarını doğrudan yayınlayamamamızın iki temel nedeni vardır: yürürlükteki yasal düzenlemeler sağlık hizmetlerinde fiyat reklamına izin vermez ve her vakanın kapsamı birbirinden farklıdır.
Airflow Diş Temizliği maliyeti; biyofilm ve leke yoğunluğu, diş eti cep derinliği, temizlenecek bölge sayısı ve implant ya da ortodontik aparey varlığı gibi etkenlere göre değişir. Bu nedenle size doğru bir bilgi verebilmek için kişisel değerlendirme önemlidir.
Tedavi fiyatı hakkında net bilgi almak için WhatsApp üzerinden iletişime geçebilir veya ilk muayene randevusu oluşturabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Airflow diş temizliği nedir?
Airflow, diş yüzeyindeki bakteri tabakasının (biyofilm) ve pigment lekelerinin; ısıtılmış su, basınçlı hava ve 14 mikronluk eritritol tozunun birlikte püskürtülmesiyle uzaklaştırıldığı profesyonel bir ağız bakımı yöntemidir. Uç diş yüzeyine temas etmez, kazıma veya fırçalama hissi oluşmaz.
Kliniğimizde uygulama, üreticinin sekiz adımlı GBT (Guided Biofilm Therapy) protokolüne göre yapılır. Bu protokolün ayırt edici yanı, temizliğe başlamadan önce biyofilmin özel bir boya ile görünür hale getirilmesidir; böylece işlem tahmine değil, gözle görülür bir yol haritasına göre ilerler.
Airflow acıtır mı?
Uygulama sırasında kazıma hissi oluşmaz ve su ısıtılarak verilir; bu iki özellik nedeniyle hastaların büyük bölümü işlemi rahat tanımlar. Anesteziye çoğu vakada ihtiyaç duyulmaz.
Hassasiyet yine de kişiden kişiye değişir. Uzun süredir temizlik yaptırmamış, diş eti iltihabı bulunan veya diş eti çekilmesi nedeniyle kök yüzeyi açığa çıkmış hastalarda duyarlılık daha belirgin olabilir. Bu durumda cihaz ayarları kademeli olarak düşürülür; rahatsızlık sürerse işleme devam edilmez.
İşlem ne kadar sürer, kaç seans gerekir?
Ağız içi durumuna göre genellikle 30-60 dakika sürer ve tek seansta tamamlanır. Süreyi belirleyen başlıca etkenler biyofilm ve leke yoğunluğu, sertleşmiş diş taşı miktarı ve derin cep sayısıdır.
Yaygın diş taşı birikimi olan veya ilerlemiş diş eti hastalığı bulunan hastalarda tedavi birden fazla seansa bölünebilir. Bu durumda ilk seansta genel temizlik yapılır, sonraki seanslarda bölgesel çalışılır.
Ne sıklıkla yaptırmalıyım?
Aralık herkes için aynı değildir; çürük riskiniz, diş eti durumunuz ve varsa implant çevresi bulgularınıza göre belirlenir. Diş eti sağlıklıysa 6-12 ayda bir yeterlidir. Diş eti iltihabı varsa 6 ay, periodontitis öyküsü varsa 1-3 ay, implant çevresinde iltihap varsa daha kısa aralıklar önerilir.
Bu aralık kalıcı bir karar değildir. Diş eti sağlığınız düzeldikçe süre uzatılır; risk arttığında yeniden kısaltılır.
Dişlerimi beyazlatır mı?
Hayır, Airflow bir beyazlatma işlemi değildir. Çay, kahve ve sigara kaynaklı yüzey lekeleri kalktığı için dişler işlem sonrası daha açık ve parlak görünür; ancak bu, dişin doğal renginin ortaya çıkmasıdır, tonunun kimyasal olarak açılması değil.
Daha beyaz bir gülüş hedefliyorsanız doğru sıra önce temizlik, sonra diş beyazlatmadır. Yüzey birikimi kaldırılmadan yapılan beyazlatma, eşit olmayan renk açılmasına yol açabilir.
Mineye veya dolgularıma zarar verir mi?
Hayır. Kullanılan eritritol tozu 14 mikron boyutundadır ve klasik polisaj patlarına göre belirgin şekilde daha az aşındırıcıdır. Ayrıca uç diş yüzeyine temas etmediği için sürtünme oluşmaz.
Uygulama mine, dentin, kök yüzeyi, kompozit dolgu, zirkonyum ve lamine kaplama, protez ve implant yüzeylerinde güvenle yapılabilir. Airflow sonrası diş yüzeyi zaten pürüzsüz olduğu için ayrıca polisaj patı ile parlatma da yapılmaz.
İmplantım veya diş telim var, uygulanabilir mi?
Evet; Airflow bu hasta gruplarında özellikle tercih edilir. İmplant yüzeyinde çizilme oluşturmaz ve derin peri-implant ceplere ince nozülle ulaşılabilir. Peri-implantitis, implant kaybının en yaygın nedenlerinden biridir ve önlenmesinin en etkili yolu düzenli biyofilm kontrolüdür.
Diş teli kullanan hastalarda braket çevresi ve tel altı, fırçanın en zor ulaştığı bölgedir; bu alanlarda beyaz nokta lezyonu riski artar. Şeffaf plak attachmentlarının etrafında ve retainer teli arkasında da güvenle uygulanır.
Diş taşı temizliğinin yerine mi geçiyor?
Hayır, ikisi birbirini tamamlar. Airflow henüz sertleşmemiş bakteri tabakasını ve lekeleri hedefler; sertleşmiş diş taşını kaldırmaz. GBT protokolünde önce Airflow uygulanır, geriye sert birikim kaldıysa ince ultrasonik uçla temizlenir.
Biyofilm önce kaldırıldığı için diş taşı çok daha net görünür hale gelir ve ultrasonik aşama kısalır. Yani diş taşı temizliği ihtiyacınız varsa bu aynı seansta yapılır.
Çocuklara uygulanabilir mi?
Evet. Süt dişlerinde ve yeni sürmüş kalıcı dişlerde cihaz düşük ayarda çalıştırılır. Kazıma hissinin olmaması, çocuk hastalarda diş hekimi kaygısının oluşmaması açısından da önemli bir avantajdır.
İşlem sonunda uygulanan florürlü koruyucu köpük 7 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaz; bu yaş grubunda koruma farklı yöntemlerle sağlanır. Uygulama çocuğun yaşına ve uyumuna göre çocuk diş hekimliği bölümümüzde planlanır.
Hamileyken yaptırabilir miyim?
Gebelik döneminde diş eti iltihabı sık görülür ve ağız bakımının sürdürülmesi önemlidir. Ancak gebelik, uygulamanın kapsamının ve zamanlamasının hekim tarafından ayrıca değerlendirildiği durumlardan biridir.
Bu nedenle gebeliğinizi, hangi haftada olduğunuzu ve varsa takip eden hekiminizin önerilerini randevu öncesinde bize bildirmenizi rica ederiz. Emzirme dönemi için de aynı değerlendirme geçerlidir.
Uygulama öncesi hekime neleri bildirmeliyim?
Kullandığınız düzenli ilaçları — özellikle kan sulandırıcıları ve kemik erimesini önleyici tedavileri — bilinen alerjilerinizi (iyot, klorheksidin, nane veya limon aroması gibi) ve diyabet, kalp rahatsızlığı gibi sistemik durumlarınızı mutlaka paylaşın.
Kalp pili, defibrilatör, insülin pompası veya işitme cihazı kullanıyorsanız bunu da belirtmelisiniz; uygulama yapılabilir, ancak bazı önlemler alınır. Bu durumların hiçbiri tek başına kesin engel değildir; tedavi planı size göre düzenlenir.
Diş Hekimlerimiz
Alanında uzman hekimlerimizle tanışın.
İçerik Bilgileri
Bu sayfa Dore Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmış ve Uzm. Dt. Merve Özkan Akagündüz tarafından tıbbi olarak incelenmiştir.