Diş Çekimi
Tedavi ile korunamayan dişlerin güvenli şekilde çekilmesi ve çekim sonrası boşluğun doğru planlanması. Amaç her zaman önce dişi kurtarmak, çekim kaçınılmazsa sonrasını en iyi şekilde yönetmektir. Tıbbi olarak incelenmiştir. Son güncelleme: 15 Nisan 2026.
Diş Çekimi ile Sorunlu Dişleri Kontrollü ve Güvenli Şekilde Değerlendirin
Her diş öncelikle ağızda korunmaya çalışılır; ancak bazı durumlarda dişin çekilmesi en doğru yaklaşım olabilir. İleri çürükler, kırıklar, enfeksiyon, sallanma, gömülü yapı, yer darlığı veya ortodontik planlama gibi nedenlerle diş çekimi gerekebilir. Diş çekimi süreci, yalnızca dişi almak değil; çekim öncesi doğru değerlendirme yapmak, işlem sırasında kontrollü ilerlemek ve sonrasında iyileşmeyi doğru yönetmek açısından da önem taşır.
Diş Çekimi Nedir?
Diş çekimi, tedavi ile korunması mümkün olmayan ya da ağız içindeki genel sağlığı olumsuz etkileyen bir dişin kontrollü şekilde ağızdan uzaklaştırılması işlemidir. Basit çekim ya da daha ileri planlama gerektiren çekim türleri olabilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğu, dişin klinik durumu ve radyolojik değerlendirme sonucunda belirlenir.Böylece hem estetik görünüm hem de günlük yaşam konforu yeniden kazanılabilir.
İleri çürük, ciddi kırık, enfeksiyon, sallanan diş, gömülü diş, ortodontik ihtiyaç veya ağız sağlığını olumsuz etkileyen farklı durumlarda diş çekimi değerlendirilebilir.
Hayır. Her ağrılı diş için çekim gerekmez. Birçok diş dolgu veya kanal tedavisi ile korunabilir." Çekim kararı muayene sonrası verilir.
Bu, çekilen dişin bulunduğu bölgeye ve genel tedavi planına göre değişir. Bazı durumlarda implant, köprü veya farklı protetik çözümler değerlendirilebilir.


Detaylı Değerlendirme ile Doğru Çekim Planını Oluşturun
Diş çekiminde en önemli noktalardan biri, işlemin gerçekten gerekli olup olmadığının doğru belirlenmesidir. Çünkü bazı dişler tedaviyle korunabilirken, bazı durumlarda çekim daha doğru ve sağlıklı bir seçenek olabilir. Bu nedenle işlem öncesinde dişin yapısı, kök durumu, enfeksiyon seviyesi ve çevre dokular dikkatle değerlendirilmelidir.
- Dişin kurtarılabilir olup olmadığı analiz edilir.
- Kök yapısı ve çevre dokular incelenir.
- Gerekirse röntgen ile destekleyici değerlendirme yapılır.
- Çekim sonrası oluşacak boşluk için ileri planlama göz önünde bulundurulur.
Riskler ve Komplikasyonlar
Riski Artıran Faktörler
Bazı durumlar diş çekimi sırasında ve sonrasında komplikasyon riskini artırabilir. Bu faktörler çekimin yapılamayacağı anlamına gelmez, ancak ek değerlendirme ve bazen ek önlem alınması gerektirir.- Sigara kullanımı: Sigara dry socket riskini ciddi şekilde artırır, yara iyileşmesini yavaşlatır ve enfeksiyon olasılığını yükseltir. Çekim öncesi ve sonrası en az 72 saat sigara kullanımına ara verilmesi kritiktir.
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı: Aspirin, warfarin ya da benzeri kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda kanama riski daha yüksektir. Bu hastalarda doktor ile koordineli bir planlama yapılır.
- Kontrolsüz diyabet: Kan şekeri iyi kontrol edilmeyen hastalarda yara iyileşmesi yavaşlar ve enfeksiyon riski artar.
- Bisfosfonat tedavisi: Osteoporoz için kullanılan bisfosfonat grubu ilaçlar çene kemiğinde iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Bu ilacı kullanan hastalarda ek değerlendirme gerekir.
- Zayıflamış bağışıklık sistemi: Kemoterapi alan, bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanan ya da bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda çekim öncesi ek önlemler alınır.
- Yetersiz ağız hijyeni: İşlem öncesi ve sonrası hijyen kurallarına uyulmaması enfeksiyon riskini belirgin şekilde artırır.
Doredent’te Bu Riskler Nasıl Yönetilir?
Diş çekiminde olası risklerin büyük çoğunluğu doğru planlama, uygun klinik protokol ve hasta takibiyle minimize edilebilir. Doredent’te uygulanan yaklaşımın temel başlıkları şunlardır:- Detaylı klinik ve radyolojik değerlendirme: Çekim öncesinde panoramik röntgen ile dişin kök yapısı, komşu anatomik yapılarla ilişkisi ve olası zorluklar değerlendirilir. Karmaşık vakalar için üç boyutlu tomografi de kullanılabilir.
- Hasta tıbbi öyküsünün alınması: Kullanılan ilaçlar, sistemik hastalıklar, alerjiler ve önceki cerrahi deneyimler sorgulanır. Gerekirse tedavi planı bu bilgilere göre uyarlanır.
- Uygun anestezi ve atravmatik teknik: İşlem sırasında uygun lokal anestezi uygulanır ve modern atravmatik çekim teknikleriyle çevre dokuya minimum zarar verilir.
- Ayrıntılı işlem sonrası bilgilendirme: Her hastaya çekim sonrası dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı olarak anlatılır ve gerekirse yazılı olarak verilir. Hasta uyumu iyileşmenin en önemli belirleyicisidir.
- Cerrahi vakalar için özel planlama: Gömülü yirmilik dişler veya diğer cerrahi çekim gerektiren vakalar için deneyimli bir cerrah tarafından operasyon planlanır.
Hangi Durumda Çekilmelidir?
Çekim Öncesi Önce Diğer Seçenekler Değerlendirilir
Doredent’te “çekelim gitsin” yaklaşımı benimsenmez. Bir diş için çekim kararı verilmeden önce alternatif tüm koruma seçenekleri değerlendirilir. Çürük varsa dolgu veya kanal tedavisi, büyük madde kaybı varsa kaplama, başarısız kanal tedavisi varsa yenileme veya apikal cerrahi, diş eti hastalığı varsa periodontal tedavi denenir.Ancak bu seçeneklerin hiçbiri başarılı olmayacak ya da dişin uzun vadeli ömrü çok sınırlı olacaksa çekim kararı dürüstçe hastaya anlatılır. Her diş ne pahasına olursa olsun ağızda tutulmaya çalışılmaz; çünkü bazen başarısız olmaya mahkûm bir tedavi, hem zaman hem de maliyet kaybı olarak geri dönebilir. Bu karar hasta ile birlikte, tüm seçenekler şeffaf şekilde paylaşılarak verilir.Hangi Durumlarda Çekim Ertelenir veya Ek Değerlendirme Gerekir?
Bazı durumlarda diş çekimi doğrudan yapılamaz ve önce ek değerlendirme ya da hazırlık gerekir. Bu, çekimin yapılamayacağı anlamına gelmez; çoğu zaman ek önlemlerin alınması ya da belirli koşulların önce sağlanması gerektiği anlamına gelir.- Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar: Aspirin, warfarin veya benzeri ilaçlar kullanan hastalarda kanama riskinin değerlendirilmesi gerekir. Bazı vakalarda hekimle koordineli ilaç ayarı yapılır.
- Kontrolsüz diyabet hastaları: Kan şekeri iyi kontrol edilmeyen hastalarda yara iyileşmesi yavaşlar. Çekim öncesinde diyabetin kontrol altına alınması önerilir.
- Aktif enfeksiyon varlığı: Çekim bölgesinde aktif bir apse varsa bazı vakalarda önce antibiyotik tedavisi ile enfeksiyon kontrol altına alınır, ardından çekim yapılır.
- Bisfosfonat kullanan hastalar: Osteoporoz tedavisi için bu grup ilaçları kullanan hastalarda çekim sonrası çene kemiğinde osteonekroz riski vardır. Bu hastalar için özel planlama gerekir.
- Baş-boyun radyoterapisi alan hastalar: Radyoterapi öyküsü olan bölgelerde kemik iyileşmesi zorlaşabilir. Bu hastalarda ek önlemler alınır.
- Hamilelik dönemi: Rutin çekimler hamileliğin ikinci trimesterinde en güvenli şekilde uygulanabilir. Acil olmayan çekimler doğum sonrasına ertelenir.
- Kalp hastalığı olan hastalar: Bazı kalp rahatsızlıklarında çekim öncesi profilaktik antibiyotik kullanımı gerekebilir. Hastanın doktoru ile koordineli bir planlama yapılır.
İşlem Sonrası
İlk 24 Saat: Pıhtının Korunması (En Kritik Dönem)
Diş çekildikten sonra yerinde bir kan pıhtısı oluşur. Bu pıhtı, açığa çıkan kemiği örten ve iyileşme sürecini başlatan doğal bir koruyucudur. Pıhtının yerinden çıkması, çekim sonrasının en ciddi komplikasyonu olan dry socket (kuru soket) durumuna yol açar. Bu nedenle ilk 24 saatte pıhtıyı koruma kuralları çok önemlidir.- Anestezi geçene kadar yemek yemeyin. Dudak, yanak içi ve dilde his olmadığı için farkında olmadan bu dokuları ısırma riski yüksektir. Anestezi genellikle iki-üç saat içinde etkisini kaybeder. Bu süre zarfında sadece su içmek güvenlidir.
- Uygulanan tamponu 30-45 dakika ısırın. Tampon pıhtı oluşumuna destek olur. Tampon yerine pamuk, peçete ya da mendil gibi ürünler kullanmayın; bunlar yaraya yapışarak pıhtıyı bozabilir.
- İlk 24 saat tükürmeyin ve gargara yapmayın. Tükürme hareketinin oluşturduğu basınç yeni oluşan pıhtıyı yerinden çıkarabilir. Aynı şekilde şiddetli gargara da pıhtıyı bozabilir.
- Pipetle içecek içmeyin. Pipet kullanırken oluşan emme hareketi de pıhtıyı yerinden çıkarabilir. İçecekleri doğrudan bardaktan için.
- Sigara içmeyin. Sigara dry socket riskini ciddi şekilde artıran en önemli faktördür. Çekim sonrası en az 72 saat sigaradan uzak durulmalıdır; ideal olan iyileşme tamamlanana kadar hiç içilmemesidir. Elektronik sigara ve nargile için de aynı kural geçerlidir.
- Alkol kullanmayın. Alkol pıhtı oluşumunu engelleyebilir ve iyileşmeyi yavaşlatır. İlk 48-72 saat alkolden kaçınılmalıdır.
- Şişliği azaltmak için soğuk kompres uygulayın. Çekim bölgesinin dışına, yanak üzerine 15’er dakikalık aralıklarla soğuk kompres uygulamak ilk 24 saatte şişlik ve morluğu belirgin şekilde azaltır.
- Başınızı yüksekte tutun. Uyurken başınızı biraz yüksekte tutmak (iki yastık üst üste) şişliği azaltır ve pıhtı korunmasına yardımcı olur.
- Çok sıcak gıdalardan ve içeceklerden kaçının. Sıcaklık pıhtıyı çözebilir. İlk gün ılık ve yumuşak gıdaları tercih edin.
- Çekim bölgesini dil, parmak veya kürdan ile kurcalamayın. Bu hareketler pıhtıyı bozabilir.
- Hekimin önerdiği ilaçları düzenli kullanın. Antibiyotik ve ağrı kesici reçete edildiyse önerilen dozda ve sürede kullanın.
İlk Hafta: İyileşme ve Beslenme
Çekimden sonraki ilk hafta boyunca iyileşme hızla gerçekleşir. Hafif şişlik ve ağrı ilk 2-4 gün içinde belirgin şekilde azalır ve birinci haftanın sonunda büyük ölçüde geçer. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken noktalar:- Yumuşak ve ılık gıdalarla beslenin: Çorba (çok sıcak olmayacak şekilde), yoğurt, püre, yumuşak makarna, yumurta, muz gibi çiğneme gerektirmeyen gıdalar idealdir. Sert, sıcak, baharatlı ve asidik gıdalardan kaçının.
- Çiğneme hareketini diğer tarafa yönlendirin: Çekim bölgesinin karşı tarafını kullanarak çiğneyin. Çekim bölgesine gıda kaçırmamaya çalışın.
- Hafif tuzlu su gargarası: İkinci günden itibaren ılık tuzlu su ile çok hafif gargaralar yapabilirsiniz. Gargara kuvvetli değil, suyu yavaşça ağızda gezdirmek şeklinde olmalıdır. Bu uygulama bölgenin temiz kalmasına yardımcı olur.
- Diğer dişleri fırçalamaya devam edin: Çekim bölgesi hariç diğer dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın. Çekim bölgesine yaklaşırken çok dikkatli ve nazik olun.
- Ağır egzersizden kaçının: İlk 2-3 gün kan basıncını artıran aktivitelerden (ağır egzersiz, yoğun spor, ağır yük kaldırma) kaçınmak kanamayı önler.
- Dikiş alımı: Çekim sırasında dikiş atıldıysa, dikişler genellikle 7-10 gün içinde alınır. Bazı vakalarda kendiliğinden eriyen dikişler kullanılır ve alma ihtiyacı olmaz.
Dry Socket (Kuru Soket): Ne Zaman Kliniğe Başvurmalı?
- Çekimden 2-4 gün sonra ortaya çıkan, giderek artan şiddetli ağrı
- Ağrının kulağa, şakağa veya boyuna yayılması
- Çekim bölgesinde boş bir görünüm, pıhtının gözle görülmemesi
- Ağızda kötü bir tat ve koku
- Basit ağrı kesicilerin yeterli rahatlama sağlamaması
Anormal Belirtiler: Kliniğe Hemen Başvurun
Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden kliniğe başvurun:- 24 saat sonra hâlâ durdurulamayan yoğun kanama
- Giderek artan ve geçmeyen şiddetli ağrı
- Yüksek ateş, titreme, halsizlik (enfeksiyon belirtisi olabilir)
- Belirgin ve büyüyen şişlik, kızarıklık
- Ağızda belirgin kötü koku veya iltihaplı akıntı
- Çekim bölgesinde aşırı hassasiyet ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen durum
- Ağız açıklığında belirgin azalma (çene kilitlenmesi)
İyileşme Süreci
Diş çekiminden sonraki iyileşme iki farklı hızda gerçekleşir. Yumuşak doku (diş eti) iyileşmesi nispeten hızlıdır ve yaklaşık 1-2 hafta içinde büyük ölçüde tamamlanır. Kemik iyileşmesi ise daha yavaştır; çekim boşluğunun kemikle dolması 2-4 ay sürer. Bu nedenle çekim sonrası implant planlanan hastalarda çoğunlukla birkaç ay beklenir.Basit çekimlerde ağrı ve rahatsızlık 2-3 gün içinde hızla azalır. Cerrahi çekimlerde (gömülü yirmilik dişler gibi) bu süreç biraz daha uzun olabilir ve iyileşme 7-10 gün alabilir. Her hastanın iyileşme hızı genetik, yaş, sistemik sağlık durumu ve hasta uyumuna göre değişir.Çekim Boşluğu İçin Planlama
Çekim sonrasında oluşan boşluk, uzun vadede mutlaka bir tedavi planıyla ele alınmalıdır. Eksik dişin yerine hiçbir şey konmaması durumunda komşu dişler boşluğa doğru kayar, karşı çenedeki diş uzar, kapanış bozulur ve eksik bölgedeki çene kemiği yıllar içinde erir. Bu durum ileride daha karmaşık ve maliyetli tedaviler gerektirebilir.Çekim boşluğu için üç temel tedavi seçeneği vardır:- İmplant tedavisi: Günümüzde eksik dişin yerine konmasında altın standart olarak kabul edilir. Komşu dişlere dokunulmadan eksik dişin yerine çene kemiğine titanyum bir kök yerleştirilir ve üzerine zirkonyum kaplama yapılır. İmplant doğrudan kemiğe yük ilettiği için kemik erimesini önler. Birden fazla diş eksikse All-on-4 veya All-on-6 çözümleri değerlendirilebilir.
- Köprü protez: Boşluğun iki yanındaki sağlam dişler küçültülerek üzerlerine birbirine bağlı kaplamalar yapılır. Cerrahi gerektirmeyen daha hızlı bir çözümdür ancak sağlam dişlerin traşlanmasını gerektirir. İmplant mümkünse bu yöntem tercih edilmez.
- Hareketli protez: Takıp çıkarılan bir çözümdür. Genellikle birden fazla diş eksikliğinde ya da implantın uygun olmadığı vakalarda değerlendirilir.
Çekim Sonrası Ne Zaman İmplant Yapılabilir?
İmplant planlanan hastalarda çekim sonrası bekleme süresi birkaç faktöre bağlıdır. Standart yaklaşımda çekim sonrası 2-4 ay kemik iyileşmesi için beklenir ve ardından implant uygulaması planlanır. Ancak bazı uygun vakalarda çekimle aynı seansta immediate (anında) implant uygulaması da mümkündür. Bu yaklaşımın sizin vakanız için uygun olup olmadığı, çekim öncesi yapılan radyolojik değerlendirme ile belirlenir.Çekim sonrası boşluk için en uygun planlama, ilk muayenede hekiminiz tarafından sizinle birlikte değerlendirilir. Amacımız dişinizin kaybından sonra ağız sağlığınızın uzun vadede korunmasını sağlamaktır.Diş Çekimi Fiyatlandırması Hakkında
Doredent olarak fiyat şeffaflığına önem veriyoruz. Web sitemizde tedavi fiyatlarını doğrudan yayınlayamamamızın iki temel nedeni vardır: yürürlükteki yasal düzenlemeler sağlık hizmetlerinde fiyat reklamına izin vermez ve her vakanın kapsamı birbirinden farklıdır.
Diş Çekimi'nin maliyeti; çekilecek dişin konumu, vakanın karmaşıklığı ve ek işlemlerin gerekliliği gibi etkenlere göre değişir. Bu nedenle size doğru bir bilgi verebilmek için kişisel değerlendirme önemlidir.
Tedavi fiyatı hakkında net bilgi almak için WhatsApp üzerinden iletişime geçebilir veya ilk muayene randevusu oluşturabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu tedaviyle alakalı bize gelen soruları derledik ve olabildiğince açık ve şeffaf şekilde yanıtladık.
Diş çekimi lokal anestezi altında yapılır ve bu sayede işlem sırasında ağrı hissedilmez. Hissedilen şey sadece basınç ve hafif itme hissidir. Anestezi işlemden önce uygulanır ve etkisi 2-3 dakika içinde başlar. Hasta işlem boyunca rahatsızlık hissettiğinde hekime belirtebilir ve gerekirse ek anestezi yapılır.
İşlem sonrasında anestezinin etkisi geçtikten sonra çekim bölgesinde hafif ağrı ve hassasiyet görülebilir. Bu durum çoğunlukla birkaç gün içinde kendiliğinden azalır ve basit ağrı kesicilerle rahatlıkla yönetilir. Şiddetli ve giderek artan ağrı durumunda (özellikle 2-4 gün sonra ortaya çıkan ağrı) dry socket gibi bir komplikasyon olabileceği için kliniğe başvurulması önerilir.
Hayır. Doredent'te temel yaklaşım her dişi mümkün olduğunca korumaktır. Çürüğün büyüklüğüne ve ilerlediği dokuya göre farklı koruyucu tedaviler uygulanabilir. Erken aşamadaki çürükler kompozit dolgu ile çözülür, sinir dokusuna ulaşmış çürüklerde kanal tedavisi uygulanır, büyük madde kaybı olan dişlerde ise zirkonyum kaplama ile diş güçlendirilerek korunur.
Çekim yalnızca bu tedavi seçeneklerinin hiçbirinin başarılı olmayacağı, dişin kurtarılmasının mümkün olmadığı ya da dişin ağızda kalmasının komşu dişleri tehlikeye attığı durumlarda düşünülür. İlk muayenede dişinizin durumu detaylı olarak değerlendirilir ve mümkünse her zaman koruyucu bir yaklaşım önerilir.
Çekim sonrası ilk 2-3 gün çekim bölgesinde hafif şişlik ve zaman zaman morluk görülebilir. Bu durum vücudun cerrahi işleme verdiği doğal bir yanıttır. Basit çekimlerde şişlik genellikle hafiftir, cerrahi çekimlerde (gömülü 20'lik dişler gibi) biraz daha belirgin olabilir.
Şişliği azaltmanın en etkili yolu ilk 24 saat içinde yanak üzerine soğuk kompres uygulamaktır. 15'er dakikalık aralarla yapılan soğuk uygulama şişliği belirgin şekilde azaltır. Ayrıca uyurken başınızı biraz yüksekte tutmak da şişliği azaltmaya yardımcı olur. Normal şişlik genellikle 3-4 günden sonra gerilemeye başlar. Şişliğin giderek arttığı, kırmızılıkla birlikte ateş yaptığı ya da belirgin ağrıyla seyrettiği durumlarda enfeksiyon olasılığı için kliniğe başvurulmalıdır.
Evet, eksik dişin yerine bir tedavi planlaması yapılması uzun vadeli ağız sağlığı açısından önemlidir. Çekim sonrası boşluğa müdahale edilmediğinde bir dizi zincirleme sorun başlar: komşu dişler boşluğa doğru kayar, karşı çenedeki diş uzar, kapanış bozulur ve eksik bölgedeki çene kemiği yıllar içinde erir. Bu durum ileride daha karmaşık ve maliyetli tedaviler gerektirebilir.
Eksik dişin yerine konmasında en ideal çözüm implant tedavisidir. İmplant, komşu dişlere dokunmadan kendi kökü üzerinde durur ve çene kemiğine yük ileterek kemik erimesini önler. Alternatif olarak köprü protez veya hareketli protez de değerlendirilebilir. Hangi tedavinin uygun olduğu dişin konumuna, komşu dişlerin durumuna, çene kemiğinin yapısına ve hastanın tercihine göre ilk muayenede birlikte belirlenir.
Hayır, iyileşme süreci her hastada aynı hızla gerçekleşmez. Genel olarak yumuşak doku iyileşmesi 1-2 hafta, kemik iyileşmesi ise 2-4 ay sürer. Ancak bu süreler hastadan hastaya değişebilir.
İyileşme hızını etkileyen başlıca faktörler şunlardır: hastanın yaşı, genel sağlık durumu, sistemik hastalıkların varlığı (özellikle diyabet), sigara ve alkol kullanımı, ağız hijyeni alışkanlıkları, çekimin basit ya da cerrahi olması ve hastanın işlem sonrası önerilere uyma düzeyi. Sigara içmeyen, düzenli hijyen uygulayan ve hekim önerilerine uyan hastalarda iyileşme genellikle hızlı ve sorunsuz ilerler. Sigara içen hastalarda ise iyileşme yavaşlar ve dry socket gibi komplikasyon riski belirgin şekilde artar.
Diş çekimi sonrası ilk 24 saat pıhtının korunması açısından kritiktir. Bu dönemde uyulması gereken kurallar şunlardır: uygulanan tamponu 30-45 dakika ısırmak, tükürmekten ve gargara yapmaktan kaçınmak, pipetle içecek içmemek, sigara içmemek (en az 72 saat), alkolden uzak durmak, çok sıcak gıda ve içeceklerden kaçınmak, yanak üzerine soğuk kompres uygulamak ve çekim bölgesini dil veya parmakla kurcalamamaktır.
İlk haftada yumuşak ve ılık gıdalarla beslenmek, çekim bölgesinin karşı tarafıyla çiğnemek, ikinci günden itibaren ılık tuzlu su ile nazik gargara yapmak ve hekimin reçete ettiği ilaçları düzenli kullanmak önemlidir. Dikiş atıldıysa 7-10 gün sonra dikiş alımı için klinik randevusuna gelinir. Bu kurallara uyulduğunda iyileşme hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerler.
Dry socket, diş çekimi sonrası karşılaşılabilecek en sık ciddi komplikasyondur. Çekim yerinde oluşan kan pıhtısının erken çözülmesi veya yerinden çıkması sonucu alttaki kemik açığa çıkar ve bu durum şiddetli bir ağrıya yol açar. Ağrı genellikle çekimden 2-4 gün sonra ortaya çıkar ve giderek artar.
Dry socket'i düşündüren belirtiler şunlardır: çekimden birkaç gün sonra ortaya çıkan şiddetli, zonklayıcı ağrı; ağrının kulağa, şakağa veya boyuna yayılması; basit ağrı kesicilerin yeterli rahatlama sağlamaması; çekim bölgesinde boş bir görünüm; ağızda kötü bir tat ve koku. Bu belirtileri fark ettiğinizde vakit kaybetmeden kliniğe başvurmanız gerekir. Dry socket ciddi ama tedavi edilebilir bir durumdur; kliniğe başvurduğunuzda çekim bölgesi temizlenir, özel bir yatıştırıcı pansuman yerleştirilir ve ağrı birkaç saat içinde belirgin şekilde azalır.
Dry socket riskini en aza indirmek için ilk 24 saatteki kurallara sıkı sıkıya uymak, sigara kullanmamak ve pipetle içecek içmemek çok önemlidir.
Bazı uygun vakalarda çekimle aynı seansta implant uygulaması mümkündür. Buna "anında implant" ya da "immediate implant" denir. Bu yaklaşım hastanın dişsiz geçirdiği süreyi kısaltır ve tek bir cerrahi ile hem çekim hem implant tamamlanmış olur.
Ancak her vaka anında implant için uygun değildir. Anında implantın yapılabilmesi için çekim bölgesinde aktif enfeksiyon olmaması, çene kemiğinin yeterli durumda olması ve implantın kemikte iyi bir birincil stabilite göstermesi gerekir. Bu kriterler karşılanmadığında standart yaklaşım uygulanır: çekim yapılır, 2-4 ay kemik iyileşmesi beklenir ve ardından implant uygulaması planlanır.
Sizin vakanızda anında implantın uygun olup olmadığı, çekim öncesi yapılan klinik ve radyolojik değerlendirme ile belirlenir. Bu konu implant tedavisi sayfamızda detaylı olarak ele alınmıştır.
Çekim öncesi bazı ilaçların bırakılması ya da dozunun ayarlanması gerekebilir. Ancak bu karar kesinlikle hastanın kendi başına alacağı bir karar değildir; her zaman hem diş hekiminizin hem de ilgili doktorunuzun bilgisi dahilinde yapılmalıdır.
Özellikle aşağıdaki ilaçlar dikkat gerektirir: Kan sulandırıcılar (aspirin, warfarin, klopidogrel vb.) kanama riskini artırabilir; bazı vakalarda doktor ile koordineli olarak doz ayarı yapılır, bazı vakalarda ise ilaca devam edilerek çekim yapılır. Kendi başınıza asla bırakmayın. Bisfosfonat grubu ilaçlar (osteoporoz tedavisinde kullanılır) çene kemiğinde iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir; bu ilacı kullanan hastalarda özel planlama gerekir. Bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanıyorsanız enfeksiyon riski açısından ek değerlendirme yapılır.
İlk muayene sırasında kullandığınız tüm ilaçları (reçeteli, reçetesiz, vitaminler ve bitkisel ürünler dahil) hekiminize bildirmeniz önemlidir. Bu bilgi ışığında çekim öncesi uygun planlama yapılır.
Diş Hekimlerimiz
Alanında uzman hekimlerimizle tanışın.
Kaynaklar
Bu sayfadaki bilgiler, uluslararası diş hekimliği cemiyetlerinin güncel kılavuzlarına, hakemli bilimsel yayınlara ve akademik standart kabul edilen referans kitaplara dayandırılarak hazırlanmıştır.
Kaynakları Görüntüle(5)
- American Association of Oral and Maxillofacial Surgeons. White Paper on the Management of Third Molar Teeth. AAOMS, 2016.
- American Academy of Pediatric Dentistry. Management of the Developing Dentition and Occlusion in Pediatric Dentistry. The Reference Manual of Pediatric Dentistry.
- Herrera D, Sanz M, Kebschull M, Jepsen S, Sculean A, Berglundh T, Papapanou PN, Chapple I, Tonetti MS. Treatment of stage IV periodontitis: The EFP S3 level clinical practice guideline. Journal of Clinical Periodontology, 2022.
- Couso-Queiruga E, Stuhr S, Tattan M, Chambrone L, Avila-Ortiz G. Post-extraction dimensional changes: A systematic review and meta-analysis. Journal of Clinical Periodontology, 2021.
- Hupp JR, Tucker MR, Ellis E. Contemporary Oral and Maxillofacial Surgery, 7th Edition. Elsevier, 2018.
İçerik Bilgileri
Bu sayfa Dore Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmış ve Uzm. Dt. Merve Özkan Akagündüz tarafından tıbbi olarak incelenmiştir.



